HİZMET İÇİ EĞİTİMDE ÖĞRETMENİN ADI YOK!

2014 yılı Hizmet İçi Eğitim Planı 24/12/2015 tarihinde MEB’in web sayfasında yayınlanmıştır.
MEB; hizmet içi eğitim faaliyetlerinin gerçekleştirilmesinde, öğretmen dışındaki personele yönelik düzenlenecek hizmet içi eğitim faaliyetlerini, İnsan Kaynakları Genel Müdürlüğü’nün; öğretmenlerle ilgili düzenlenecek hizmet içi eğitim faaliyetlerini ise Öğretmen Yetiştirme ve Geliştirme Genel Müdürlüğünün sorumluluğunda yapacağını bildirmiştir.
İnsan Kaynakları Genel Müdürlüğü’nce 125 eğitim faaliyetinde 15705 personelin hizmet içi eğitimden yararlanması planlanmıştır.
Yine Öğretmen Yetiştirme Geliştirme Genel Müdürlüğü tarafından 215 eğitim faaliyeti ile 20994 öğretmenin hizmet içi eğitimden yararlanması planlamıştır.
İki genel müdürlüğün planladığı 340 eğitim faaliyeti ile 36699 personele hizmet içi eğitim planlanmıştır. Buna göre; faaliyetlere katılanların % 42’si okul yönetici ve merkez teşkilat personeli iken %58’i öğretmendir.
Bu durum MEB’ de yaklaşık 800 bin öğretmenin olduğu düşünüldüğünde, tüm öğretmenlerin (yönetici merkez teşkilat personeli dahil) %4’ünün hizmet içi eğitimden yararlanması anlamına gelmektedir.
MEB’in 750 bin öğretmeni hiçbir şekilde hizmet içi eğitimden yararlanamayacaktır.
MEB hizmet içi eğitim politika ve stratejisini acilen değiştirmelidir.
Bakanlık, öğretmenleri seminer döneminde bir yere toplayıp televizyon üzerinden öğretim üyelerinin yaptığı konuşmaları hizmet içi eğitim olarak saymamalıdır.
MEB’in bakanlık teşkilatı ve okul müdürlerine daha fazla hizmet içi eğitim vermekle okulları idari yönden, “nasıl idare ederim” düşüncesinde olduğu açıkça görülmektedir.
2014 yılı hizmet içi eğitim planıyla öğretmenin hizmet içinde eğitimi göstermelik olarak yapılmakta adeta bir yasak savılmaktadır. Bu planda öğretmenin hizmet içi eğitimi uluslararası projelere havale edilmiştir. Öğretmenin mesleki gelişimine dönük bir kaygı taşımamaktadır.

TÖS’ÜN ÖNERİLERİ
1. MEB yol yakınken 2014 hizmet içi eğitim planını geri çekmelidir. Planlama öğretmenlerin en az %25’ inin hizmet içi eğitimden yararlanabileceği şekilde yeniden yapılmalıdır.
2. Müfredatı ve programı değiştiren MEB’in ancak 30 yıl sonra tüm öğretmenleri hizmet içi eğitimden geçirebileceği anlaşılmaktadır. MEB, en çok 4 yıl içinde her öğretmenin en az bir hizmet içi eğitimden yararlanacak şekilde planlanma yapılmalıdır.
3. Hizmet içi eğitim, uluslararası hibe projeleri referansı ile değil müfredatın ve öğretmenlerin ihtiyaçları doğrultusunda planlanmalıdır. Hizmet içi eğitimin, eğitim öğretim faaliyetine katkıları takip edilmelidir.
4. Hizmetiçi eğitim planları oluşturulurken işkolunda kurulu sendikalardan görüş ve öneriler talep edilmeli ortak planlar hazırlanmalıdır.
5. Hizmet içi eğitim çalışmalarında bir önceki yıllarda uygulanan ve sonuçları alanda görülen çalışmalara öncelik tanınmalıdır.

Yasak savmaya hayır,
Ülke kaynaklarının heba edilmesine hayır,
Hizmet içi eğitime evet diyoruz.

Dikmen ONAT
Genel Başkan