MEB: BİR ADIM İLERİ, BİR ADIM GERİ!..

MEB: BİR ADIM İLERİ, BİR ADIM GERİ!..

Millî Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz; 05.11.2017 Pazar günü, Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş (TEOG) sistemi yerine, liselere geçişte “Eğitim Bölgesi ve Sınavsız Mahalli Yerleştirme Sistemini” getirdiklerini açıklamıştır.
Bu sistemde:
1. Öğrencilerin %90’ı evine yakın okula, %10’u da bakanlığın belirlediği liselere sınavla yerleştirilecek.
2. İsteyen öğrenci sınava girecek. Sınavla öğrenci alan orta öğretim kurumlarına gitmek isteyen öğrenciler beş tercih yapacak. Sınava girmeyenler ise evlerine yakın olan okullardan beş tercih yapacaklardır.
3. Ülkemizde sınavla girilecek okul sayısı 600… Bunun dışındaki okullara adrese dayalı sistemle girilecek.
4. Ortaokuldan orta öğretim kurumlarına geçiş için Eğitim bölgeleri sistemi oluşturulacak.
5. Bakanlık; 2018 Mayıs’ta hangi okula sınavla, hangi okula sınavsız öğrenci alacağını açıklayacak. 

Ülkemizde  1955’ten itibaren bazı eğitim kurumlarına sınavla öğrenci alınmaktadır. 1964 yılından itibaren de fen liseleri öğrencileri sınavla almaktadır. Kolej olarak açılan ve daha sonra Anadolu lisesi olarak adlandırılan okullar ise 1999 yılına kadar öğrencilerini, ilkokuldan itibaren merkezi sınavla almıştır.

Sekiz yıllık kesintisiz eğitim uygulamasının başlamasıyla Anadolu liselerinin ortaokul kısmı kapatılıp Anadolu liseleri hazırlık ve üç yıllık lise eğitimi vermeye başlamıştır. Bu düzenlemeyle öğrenciler, 8’inci sınıftan itibaren Anadolu liselerine yerleşmek için sınava girmeye başladı. Bu sınavlara da isteyen öğrenciler girmekteydi.  Liselere Giriş Sınavı (LGS) 1999-2004 yılları arasında; Ortaöğretim Kurumları Seçme ve Yerleştirme Sınavı (OKS) 2004-2008 yılları arasında; Seviye Belirleme Sınavı (SBS) 2009-2013 yılları arasında; Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş (TEOG) 2014-2017 yılları arasında uygulandı.

İlginç olan LGS, OKS, SBS ve TEOG; AKP’nin 15 yıllık iktidarında uygulanmıştır. Her bakan değiştiğinde temel eğitimden, ortaöğretime geçiş de değişmiştir.

Şimdiki Bakan da “Eğitim bölgesi ve sınavsız mahalli yerleştirme sistemini” uygulayacaktır. Yıllarca,MEB politikaları siyasete kurban ediliyor denildi. Her iktidar değiştiğinde eğitim sistemi de değişiyor diye dert yanıyorlardı. Şimdi ise iktidar aynı, ancak her bakan değişikliğinde eğitim sistemi değişmektedir.

AKP, iktidarının ilk yıllarında ‘tüm ortaöğretim okulları Anadolu lisesi seviyesine getireceğim’ söylemini kullanırken; Yalnızca okulların adını değiştirerek, ‘Anadolu Lisesi’yapmıştır.Bunu da bizlere, ‘ülkemizdeki tüm ortaöğretim okulları Anadolu Lisesi oldu’ diye başarı propagandası yapmıştır.

Bakanlık yetkilerinin Milli Eğitim Temel Kanunu adlı bir kanunun varlığından haberdar olduklarından eminiz.  Bu Kanunun 2. Maddesinde, Milli Eğitimin genel amaçları düzenlenmiştir. Genel amaçların 3. Maddesi şu şekildedir:

Türk Milli Eğitiminin genel amacı, Türk Milletinin bütün fertlerini; İlgi, istidat ve kabiliyetlerini geliştirerek gerekli bilgi, beceri, davranışlar ve birlikte iş görme alışkanlığı kazandırmak suretiyle hayata hazırlamak ve onların, kendilerini mutlu kılacak ve toplumun mutluluğuna katkıda bulunacak bir meslek sahibi olmalarını sağlamaktır.

Yine aynı kanunun, Türk Milli Eğitiminin Temel İlkeleri kısmında 6. Maddesinde yöneltme şu şekilde tanımlanıştır: Fertler, eğitimleri süresince, ilgi, istidat ve kabiliyetleri ölçüsünde ve doğrultusunda çeşitli programlara veya okullara yöneltilerek yetiştirilirler. Milli eğitim sistemi, her bakımdan, bu yöneltmeyi gerçekleştirecek biçimde düzenlenir. Bu amaçla, ortaöğretim kurumlarına, eğitim programlarının hedeflerine uygun düşecek şekilde hazırlık sınıfları konulabilir. Yöneltmede ve başarının ölçülmesinde rehberlik hizmetlerinden ve objektif ölçme ve değerlendirme metotlarından yararlanılır.

Yine bu kanunun 23. Maddesinde ilköğretim okullarının amaçları ve görevleri şu şekilde tanımlanmıştır; İlköğretimin amaç ve görevleri, milli eğitimin genel amaçlarına ve temel ilkelerine uygun olarak,
1. Her Türk çocuğuna iyi bir vatandaş olmak için gerekli temel bilgi, beceri, davranış ve alışkanlıkları kazandırmak; onu milli ahlak anlayışına uygun olarak yetiştirmek;
2. Her Türk çocuğunu ilgi, istidat ve kabiliyetleri yönünden yetiştirerek hayata ve üst öğrenime hazırlamaktır.
3. (Ek: 16/8/1997 – 4306/4 md.) İlköğretimin son ders yılının ikinci yarısında öğrencilere, ortaöğretimde devam edilebilecek okul ve programların hangi mesleklerin yolunu açabileceği ve bu mesleklerin kendilerine sağlayacağı yaşam standardı konusunda tanıtıcı bilgiler vermek üzere rehberlik servislerince gerekli çalışmalar yapılır.

TÖS’ün Konuya İlişkin Görüş Ve Önerileri

Milli Eğitim Temel Kanununun; 2. Maddesinin 3. Fıkrası,  6. Maddesi ve 23. Maddesi hayata geçirilmelidir. Her öğrencinin ilgi, beceri ve yeteneklerinin belirlenerek, bireysel özelliklerine en uygun ortaöğretim kurumlarına gitmeleri sağlanmalıdır. Böylece gençlerimizin; genel liseye mi, meslek lisesine mi, imam hatip lisesine mi gideceği belirlenmiş olacaktır.
Demokrasinin olmazsa olmaz koşullarından biri olan Hukuk Devleti ilkesi Anayasa’nın 2.maddesinde güvence altına alınmıştır.
Hukuk Devleti ilkesinin önemli unsurlarından biri de hukuk güvenliğidir.

Hukuk güvenliği,her vatandaşın yarına güvenle bakması demektir;yani bugünkü mevzuata uygun iş yapan veya eylemde bulunan bir kimsenin “acaba yarın ne olur” kaygısı taşımaması demektir.

Canlı yayında Bakan İsmet Yılmaz okullarımızı “nitelikli-niteliksiz”ayrımına tabi tutarak, sınavla öğrenci alınacak “nitelikli”! okulların 2018 Mayıs’ta açıklanacağını  belirtti.
Muhtemelen dost-akraba-hemşehri  zümresi bu okulları Mayıs’tan önce fısıltıyla öğrenecek ve atını alıp Üsküdar’ı geçecektir.
Peki geçmiş yıllarda Anadolu Lisesi statüsünde öğrenci alıp da Mahalle Mektebi statüsüne sokulacak okullardaki eski öğrencilerin, o okullara girebilmek için çektikleri sıkıntılar ne olacaktır?
Okulları hem nitelikli ve niteliksiz diye ayırıp hem de maddi ve manevi emek sarfederek bu okullara sınavla girmiş öğrencilerin okullarını, bir anda alelade girilen bir okula dönüştürmek bu okullara sınavla yerleşmiş öğrencilerin haklarını ihlal etmektir.
Bu aynı zamanda Hukuk Devlet’i ilkesinin önemli bir unsuru olan vatandaşların hukuk güvenliği hakkının ihlalidir.
Bu tür bir ihlalde öğrenci ve velilerimizin dava açma ve uygulamanın iptali için yargıdan istemde bulunma hakları vardır.
Hukuk Devlet’inde ben yaptım oldu mantığı kabul edilemez…Her düzenleme ince elenip sık dokunularak hayata geçirilir.

Vahap GUZEY
TÖS Genel Başkanı