ÖĞRETMENİN EK DERSİ GASP EDİLEMEZ!

ÖĞRETMENİN EK DERSİ GASP EDİLEMEZ!

MEB Personel genel Müdürlüğü’nün 23 eylül 2020 tarihli ve ek ders ücreti ödemesi konulu yazılarının 9. maddesinde, “Gerek uzaktan eğitim gerekse yüz yüze eğitim kapsamında verilen birim ders saati süresi bakımından Bakanlığımızın ilgili birimlerinin belirlemelerinin esas alınması ve bu kapsamda aynı ders saatinde birden fazla sınıf/şube öğrencilerine verilen derslerin bir ders saati olarak  dikkate alınması” denilmektedir. 

Bu şu anlama gelmektedir: Öğretmen üç sınıfa girecek  ancak öğretmen bir sınıfa girmiş gibi bir saat derse girmiş sayılacaktır. Burada sınıf kavramı ortadan kaldırılmaktadır. MEB okullarda sınıfları 9/A, 9/B, 9/C, 10/A, 10/B, 10/C, 11/A, 11/B, 11/C, 12/A, 12/B, 12/C… şeklinde oluşturdu. Her sınıfta en az 30 (hatta bazılarında 40’ın üzerinde) öğrenci bulunmaktadır. 

MEB ortaokul ve liselerde EBA’yı öyle güzel programlamış ki okul yönetimi bir öğretmene üç sınıfa EBA’dan bir ders verebilmektedirler. Zaten uygulamada da üç sınıfa bir ders verdiler. Yani matematik öğretmeninin 9/A, 9/B, 9/C sınıfına dersi var. Matematik öğretmeni EBA’dan  önce 9/A sınıfına sonra 9/B sınıfına  daha sonra da 9/C sınıfıyla ders yapmayacak. Kiminle yapacak 9/A, 9/B, 9/C sınıfları ile birlikte aynı anda ders yapacak. Her sınıfta 30 öğrenci var ise toplamda 90 öğrenci ile ders yapacaktır. 90 öğrencinin katıldığı bir matematik dersinde öğretmenin performansı ne kadar olur? Öğrenciler ne kadar o konuyu öğrenirler. MEB bu hesabı neye göre yaptı? Bunu kamuoyuna açıklamak zorundadır.  Üç sınıfın öğrencisini toplasan EBA’ya giren öğrenci sayısı toplamda 30 mu ediyor? Yoksa EBA’nın yazılım ve donanım kapasitesinde mi sorun var? soruları çoğaltabiliriz.

EBA’da üç sınıfı birleştirip tek sınıf yapıp, öğretmene bir sınıfa girmiş gibi bir saat ek ders ödemesi yapmak hukuka ve vicdana aykırıdır. Anayasa’da eşit işe eşit ücret ödemesi vardır ve angarya yasaktır.  

TÖS’ün Konuya İlişkin Önerisi

Yukarıda açıklanan durum, özünde bir uzmanlık mesleği olan öğretmenliğin yalnızca günden güne itibar kaybetmesine değil,  aynı zamanda zaten düşük olan öğretmen gelirinin daha da aşağı seviyeye düşmesine yol açacaktır. Oysa bilinmelidir ki öğretmenlik mesleğininin itibarı, toplumların geleceğindeki önemi sorgulanamayacak kadar önemlidir.

İçinde bulunduğumuz ekonomik şartlarda, tek maaşla geçimini sağlayamayan öğretmenlerin tam da iyileştirme beklediği dönemde, ek ders kesintisi yapılmasının gündeme getirilmesi kabul edilemez. TÖS, bu kararı öğretmenlerin ekonomik taleplerinin önüne çekilmek istenen bir set olarak değerlendirmektedir.

Kamu Görevlileri Hakem Kurulunun 28.08.2019 Tarihli Ve 2019/1 Sayılı Kararının Eğitim, Öğretim Ve Bilim Hizmet Koluna İlişkin Mali Ve Sosyal Haklar Bölümünün “Ders görevinin yapılmış sayılacağı haller” başlıklı 2. Maddesi :

Madde 2- (1) Milli Eğitim Bakanlığına bağlı örgün ve yaygın eğitim kurumlarında ders yılı içerisindeki iş günlerinde genel idari izinli olmaları sebebiyle eğitim ve öğretim faaliyetlerini fiilen yerine getiremeyen yönetici ve öğretmenler ile öğrencilerin çeşitli nedenlerle sınıf veya okul bütünlüğünde izinli sayılmaları sebebiyle eğitim ve öğretim faaliyetlerini fiilen yerine getiremeyen yönetici ve öğretmenler, bu sürelerde üzerlerinde bulunan aylık karşılığı ders, varsa ek ders, ders niteliğinde yönetim, hazırlık ve planlama görevlerini yapmış sayılırlar.

demektedir.

Bu madde de açık ve ortadayken MEB’in bu karara uymasını istiyoruz. Uyulmazsa sendika olarak hukuken gereken adımları atmaktan çekinmeyeceğiz. Öğretmenlerin temel hakkı olan ek ders ücretini gasp ettirmeyiz.

TÖS Merkez Yürütme Kurulu